Sözleşme yapılmasına karşın, sözleşme imzalanmadan önce ihale sürecinde birtakım hukuka aykırılıklar bulunduğu iddiasıyla ilgili olarak bir dava hangi görevli mahkemede açılacaktır?

Soru: Sözleşme yapılmasına karşın, sözleşme imzalanmadan önce ihale sürecinde birtakım hukuka aykırılıklar bulunduğu iddiasıyla ilgili olarak bir dava hangi görevli mahkemede açılacaktır?

Cevap: Uyuşmazlık Mahkemesi, bu davanın idari yargıda açılması gerektiğini belirtmiştir. Kararın özeti aşağıdadır. (Esas Nu: 2014/50, Karar Nu: 2014/59, Karar Tarihi 27.01. 2014.).

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun kamu hukukunu ilgilendiren yasalar olması nedeniyle, sözleşme aşamasına kadar yasaya dayanılarak idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idarî yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların ise sözleşme ve özel hukuk hükümlerine göre adlî yargı yerinde görülmesi gerekmekte ise de; sözleşme yapıldıktan sonra tesis edilse bile sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmayan, sözleşmeden doğan bir hak veya alacağın takibi niteliğini taşımayan, idarenin kamu gücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiği idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan veya bu nitelikteki idarî işlemler nedeniyle doğan tazminat istemleri nedeniyle açılan davaların da idarî yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.

Dava konusu olayda, davalı idarenin resmi web sitesinde yayınlanan bila tarihli ilan ile 2003Kkale33 numaralı rumuzlu boruların satışı konusunda ilan yapıldığı, davacının da bu ihaleye katılarak 19.03.2013 tarihinde 96 kuruş olarak teklif verdiği, hurda satış ihalesi teklif mektubu başlıklı belgenin giriş kısmında , “ hurda malzemeyi bulunduğu yerde gördüm “ ibaresinin yazılı olduğu, davacının bu teklif mektubunun altını imzaladığı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, 19.03.2013 günü yapılan ihale ile 2013KKale33 rumuzlu hurda malzemenin davacıya ihale edildiği ve taraflar arasında bila tarihli genel satış şartnamesinin imzalandığı, davacının hurda malların teslimi için mahalline gittiğinde kendisine ihale edilen malların demir boru olduğunu gördüğü ve yanlış malların kendisine ihale edildiğini öğrenmesi üzerine bila tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurduğu, kendilerine gösterilen hurdalar ile ihale edilen hurdaların farklı nitelikte olduğunu, kendilerinin plastik geri dönüşüm firması olduklarını, demir hurdalarla işleri olmadığını, durumun incelenerek kanuni hakları saklı kalmak kaydı ile yatırılan malzeme bedelinin iadesine karar verilmesini talep ettikleri, davalı idarece verilen 22.04.2013 gün ve 4263 sayılı yazı ile talebin reddedildiği, bunun üzerine davacının, 22.04.2013 gün ve 4263 sayılı kararın iptali ile 102.820,33 TL zararın davalı idareye başvuru tarihi olan 08.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasa faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi istemi ile dava açtığı anlaşılmıştır.

Dosyada bulunan davalı idarenin 15.04.2013 gün ve 0648 numaralı resmi yazısında; ihaleye çıkartılan malların ihale öncesi kişilerce incelenebileceğini, ihale konusu her malın üzerine rumuzu ve tonajının açıkça görülebilir şekilde yazılı olduğunu, davacıların ihale konusu mallara değil 2013 KKale39 rumuzlu mallara yanlışlıkla baktıkları, ihaleye konu malların rumuz ya da tonajlarında bir yanlışlık olmadığını belirttiği tespit edilmiştir.

…………………………

……………………………

Davacı vekilinin dava dilekçesi incelendiğinde; müvekkillerinin ihale konusu malların teşhir edildiği alana gittiklerinde

yanlış malların kendilerine gösterildiğini, ihale ilanında 2013KKale33 rumuzlu malların niteliğinin açıkça belirtilmediğini,

bu nedenlerle davalı idareye başvurularak yatırılan bedelin iadesinin istendiğini ancak talebin reddedildiğini belirtilerek,

ilgili kararın iptali ile davacının zararının tazminine karar verilmesini talep ettiği, davacının talebine dayanak olarak davalı

idarece ihale öncesi aşamada ihale ilanının hukuka aykırı olması, kendisine ihale öncesi süreçte gösterilen malların ihale

edilen mallar ile farklı nitelikte olması sebeplerinin gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın ihale öncesi sebebe

dayalı olarak uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu kanaatine ulaşılmıştır.

Bu durumda; sözleşme yapılmasına karşın açılan davanın; 4734 sayılı Kanun’un 24. Maddesine aykırı şekilde ihaleye

çıkartılan malların cinsi ve nevinin açıkça belirtilmemiş olması ve teşhir alanında da davacı şirket yetkililerine yanlış

malların gösterilmesi gibi sözleşme imzalanmadan önce ihale sürecinde birtakım hukuka aykırılıklar bulunduğu iddiasına

dayandırıldığı; ortada, iradi bir özel hukuk ilişkisinin verdiği haklar çerçevesinde imzalanan sözleşmeden doğan bir ihtilaf

bulunmadığı gözetildiğinde; açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-a maddesi kapsamında

görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan başvurunun reddi gerekmiştir.

SONUÇ : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan

BAŞVURUNUN REDDİNE, 27.1.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir