Kamu ihalelerinde temel ilkeler ne anlama gelir?

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesi temel ilkeleri belirlemiştir. Buna göre, İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur. Aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri bir arada ihale edilemez. Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez. Bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü temel usullerdir. Diğer ihale usulleri Kanunda belirtilen özel hallerde kullanılabilir. Ödeneği bulunmayan hiçbir iş için ihaleye çıkılamaz.

İhaleden yasaklama kararı ne zaman yürürlüğe girer ve uygulanır?

51765

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhalelere katılmaktan yasaklama” başlıklı 58’inci maddesinde yer alan “Yasaklama kararları, yasaklamayı gerektiren fiil veya davranışın tespit edildiği tarihi izleyen en geç kırkbeş gün içinde verilir. Verilen bu karar Resmi Gazetede yayımlanmak üzere en geç onbeş gün içinde gönderilir ve yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Bu kararlar Kamu İhale Kurumunca izlenerek, kamu ihalelerine katılmaktan yasaklı olanlara ilişkin siciller tutulur.” hükmünden, yasaklama kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı anda yürürlüğe girdiği, ayrıca bir tebliğ işleminin yapılmasına gerek olmadığı ve Resmi Gazete’de yayımlanmasının resmi tebliğ sayıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla resmi gazetenin yayımlandığı gün itibariyle yasaklılık geçerli olacaktır.

İhaleye giren istekli şirketin unvanında ve şirket esas sözleşmesinde faaliyet konusu olarak inşaat yazmamasına rağmen, bu şirket bir hastane inşaatı ihalesine girebilir mi?

İmza-Atmak-Kalem-El

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde istekli olabilecek “ihale konusu alanda faaliyet gösteren ve ihale veya ön yeterlik dokümanı satın almış gerçek veya tüzel kişiyi ya da bunların oluşturdukları ortak girişim” olarak tanımlanmıştır. Anılan mevzuat hükmü gereğince, istekli olabilecek sıfatını kazanmak için dahi ihale konusu alanda faaliyet gösterilmesi gerektiği hususu dikkate alındığında, ihaleye teklif vererek istekli sıfatını kazanan kişi ya da kuruluşların evleviyetle bu şartı sağlamaları gerektiği söylenebilir. Fakat 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nu ultra vires ilkesini kaldırmış ve  ticaret şirketlerinin, Türk Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabileceğini ve borçları üstlenebileceğini zikretmiştir. Dolayısıyla ticaret şirketlerinin ana sözleşmelerinde yer almayan faaliyet konuları dışında da bütün haklardan yararlanıp, borçları üstlenebilmelerinin önünde Türk Ticaret Kanunu açısından herhangi bir engelin kalmadığı anlaşılmaktadır. Ancak 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesi gereğince, istekli olabilecek sıfatını kazanmak için dahi ihale konusu alanda faaliyet gösterilmesi gerektiği hususu dikkate alındığında, ihaleye teklif vererek istekli sıfatını kazanan kişi ya da kuruluşların evleviyetle bu şartı sağlamaları gerekmektedir. Bunun sağlandığını ortaya koyabilmek açısından ise şirketin her ne kadar unvanında veya esas sözleşmesinde inşaat yazmasa da bu alanda iş bitirme belgelerine sahipse, o alanda faaliyette bulunduğu ve istekli olabileceği söylenebilir.